Metehan Alp Saral

Hakkımda

28 Aralık 2004'te Nişantaşı'nda dünyaya geldim. Ailemin tek çocuğuyum. Ailemin de katkısıyla teknoloji ve sanatın içinde büyüdüm.

Zor bir çocuktum. Her çocuk gibi, ilgimi çeken şeye odağımın büyük kısmını veriyordum. Bunun en somut hali teknoloji ve sanattı. Altı yaşımdan dokuz yaşıma kadar sürekli çizim yaptım. Babamın eski, siyah gövdeli, turkuaz detaylı Polaroid 600 Extreme kamerasıyla canlı ve parlak şeylerin fotoğrafını çektim.

Aşırı meraklı bir çocuk olarak büyüdüm. Kullandığım ve gördüğüm her şeyin arkasını merak ettim. Bu merak hayatımı 2013'ün Kasım'ında, bir akşam arkadaşlarımla Minecraft oynarken değiştirdi. O gece izlediğim birkaç videoyla sunucu kurmayı öğrendim. Arkadaşlarımla bu sunucuyu geliştirdik. Dönemin gençler arası iletişim platformlarında spam reklam gibi paylaştık. İlgi topladı. Bu işi 2015'in Mayıs'ına kadar sürdürdüm. Tarihi bu kadar net hatırlıyorum çünkü 5. sınıfın bittiği döneme denk geliyordu.

Ortaokulda bilgisayarın başından kalkmadım. Okuldaki etkinliklerde ve gösterilerde de aynı şekilde durmadım. Nerede bir etkinlik olsa neredeyse ben oradaydım.

Bu iş yalnızca oyunun içinde durmuyordu. Minecraft Java tabanlıydı. Sunucu tarafı da Java ile ilerliyordu. Özel plugin yazmak için Java öğrenmek zorundaydık. Dönemin deyimiyle "CTRL+C, CTRL+V yazılımcısı" olarak öğrendim. Sonra çocukluğumdan beri en büyük hayallerimden birine yöneldim: kendi sosyal medya platformumu kurmak. PHP ve Apache öğrenmeye başladım.

2015'in son çeyreğinde henüz adı olmayan sosyal medya projemi ve o zamanki bilgilerimle ütopik gelen diğer fikirlerimi PHP ile geliştirmeye başladım. 2017'ye kadar dene, yap, öğren mantığıyla çalıştım.

Bu sürecin ortasında, Mart 2016'da eniştemi kaybettim. O güne kadar yaşadığım en büyük yıkımdı.

2017'de, hâlâ ortaokul öğrencisiyken, projeye sıfırdan başladım. Son kullanıcıya nispeten hazır bir yapı kurmak için kolları sıvadım. Deneme yanılmayla tasarladım ve işe koyuldum. Glynet böyle ortaya çıktı.

Ailem en büyük destekçimdi. Bunu en somut haliyle burada gördüm. Böyle bir projem olduğunu, işleri büyütmek istediğimi söyledim. Hemen "olur" dediler. Bir hafta geçmeden Glynet'in marka tescilini Ayrılık Çeşmesi'ndeki bir patent firmasından aldık. İşin garibi, hayatımdaki ilk gerçek yol ayrımı da tam orada, Ayrılık Çeşmesi'nde yaşandı. İlk sunucumu da DigitalOcean'dan kiralayıp bana hediye ettiler. Maddi desteklerinin yanında manevi desteklerini de unutmadım.

Geliştirmeyi bitirdim. Arkadaşlarımla ve teknoloji forumlarında paylaştım. Yayına aldığım günden kapattığım güne kadar Glynet aşırı ilgi gördü. Çevreler benimsedi. Hâlâ Glynet'in gülen surat default avatarını kullanan profillere rastlıyorum. Bu süreçte farklı diller ve yapılar öğrendim. Kendime büyük bir fırsat açmış oldum.

2019'da, hâlâ lise öğrencisiyken, Altınbaş Üniversitesi'nde Eva Team'e katıldım. Takım o dönemde TÜBİTAK Efficiency Challenge ve Otonom Robotaksi yarışmalarına giriyordu. Lise öğrencisiyken üniversite takımında benden büyük abiler ve ablalarla çalışmak ufkumu genişletti. 2019, Eva Team'in de ilk yılıydı. O ilk yılda Efficiency Challenge'da pek çok üniversite arasında üçüncülük aldık. Bu alandaki hevesimi katladı. Tek seferlik bir başarı değildi. Sonraki yıllarda da tekrar tekrar üçüncülük aldık. Efficiency Challenge'a toplamda altı kez, Robotaksi'ye üç kez katıldım.

Bu heyecanın bedeli de vardı. Yarışmaya son iki üç ay kala çalışma ofisinden neredeyse hiç çıkmadık. Adeta orada yaşadık. Herkesin başarılı olmak için çabaladığı o ortamda disiplinli, hatta disiplinden öte iş bitirici çalışmak gerekiyordu. Bazen saatlerce, bazen günlerce aynı konunun üzerinde durduk. Zor bir süreçti. Meyvelerini ekip olarak yediğimizde hepsi değdi.

Sonraki yıllarda takımın yarışma yelpazesi genişledi. 2022'den bu yana İnsansız Hava Aracı yarışmasına, hem sabit kanat hem döner kanat, üç kez katıldım. Teknofest Roketsan orta irtifa roket yarışmasında da yer aldım. Eva Team bana bunların da ötesinde bir şey verdi: pek çok akademisyen, mühendis ve girişimciyle tanıştım. İnsanları birbirine bağlamanın bende uyandırdığı hazzı orada fark ettim. Ekosistemler kurmak ve bunları son kullanıcıya ulaşılabilir kılmak, galiba o dönemden beri en büyük tutkum oldu.

Eva Team'deki yoğunluk arttıkça Glynet'e ayırdığım zaman azaldı. Dönem dönem elimi attım. Geliştirmeyi 2020'nin son çeyreğinde tamamen bıraktım.

2022'de İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, Sinema ve Televizyon bölümüne başladım. Aynı dönemde Anadolu Üniversitesi'nde Bilgisayar Teknolojileri önlisansına da kaydoldum. 2024'te mezun oldum. Teknoloji ve sanatın çocukluğumdan beri iç içe geçen bu ikili çizgisi üniversitede de sürdü.

Sinema tarafında da durmadım. "Hayalin" başta olmak üzere birçok müzik klibinin yönetmenliğini üstlendim. Bağımsız kısa filmlerde ve belgesellerde yönetmen, kameraman ve kurgu olarak yer aldım.

Temmuz 2024'te Ege kıyılarında tatildeyken aklıma bir fikir geldi. O güne kadar ayrı ayrı yürüttüğüm şeyleri tek bir çatı altında toplamak istedim. İsim üzerine düşünürken kendimi mutlu edecek bir şey aradım. Nişantaşı'nda doğdum ama büyüdüğüm yer Çengelköy'dü. Hem ismi hem konumu bana hep iyi gelmişti. Buradan yola çıkarak Cengel adını buldum.

2026'nın Şubat'ında, şu an tanıdığım haliyle Cengel fikri asıl şeklini almaya başladı.

Güzel kalın,
Metehan Alp Saral